Ana sayfa :: Haberler :: Arşiv :: 02.06.2015 - İslam ve Hiristiyanlık arasında Diyalog
Yorumlar: 0

İslam ve Hiristiyanlık arasında Diyalog



HAZRETİ MERYEMİN KİŞİLİĞİ IŞIĞINDA KADININ İSLAM VE HİRİSTİYANLIKTA Kİ YERİ

Hazreti  İsa  Mesih  (a.s)’ın doğumunun   yıl  dönümünün  arefesinde “Hazreti  Meryemin  kişiliği  ışığında  İslam ve   Hiristiyanlıkta  kadın” konulu  bir   toplantı, müslüman ve  hiristiyan toplum  temsilcileri ile iki  dinin uzmanlarının  katılımıyla 14 aralık   akşamı   Hamburg  İslam  Merkezinde düzenlendi.

Kur’anı  Kerimden  ayetlerin  tilavet edilmesiyle  başlayan   bu  toplantıda  daha  sonra  İmam Ali  Camisi  İmamı ve  Hamburg  İslam Merkezi  başkanı  Ayetullah  Ramazani  bir  konuşma   yaptı. Akabinde   Kuzey Almanya  Protestan  Kilisesinin  müslümanlarla  ilişkilerden  sorumlu  Papazı  Aksel  Matyba ile Almanya Katolik  kilisesinin  Kuzey Almanya diyalog  sorumlusu  ve  aynı  zamanda İslam ve Hiristiyanlık  tartihi araştırmalar  kurumu  başkanı Keşiş   Richard Nenstiel  birer konuşma  yaptılar.

Ayetullah  Ramazani  konuşmasında  bütün Peygamberlerin  ortak  hedefinin insanlığı doğru  yola  yönlendirmek,  hakka  hidayetini  sağlamak olduğunu  vurgulayıp  sözlerini  şöyle  sürdürdü. Bu   günler  bir  yandan  Hazreti  İsa  (a.s)’ın doğum  gününe  tekabul  ederken  öte  yandan  İslam  peygmaberi Hazreti  Muhammedin de  irtihline  denk  gelmektedir. Bu  her  iki  büyük  ilahi  Peygamber de   aynı hedef  istikametinde  hareket etmişlerdir. Maksatları  tekamul  yolunda  insanların elinden  tutmak ve  onları  kemale  ulaştırmak olmuştur. Müslümanlar açısından  Kur’anın  ana  mevzusu  insandır ve  insanı doğru  bir şekilde  tanımlamak yaratılış  maksadını  beyan etmektir.   Kur’an yol ve  maksadın anlaşılmasına  katkı  sağlayan her  şeyi  açıklamakta  ve  öğretilerinde yer vermektedir.

Kur’an,  insanın  öz  ve  cevherinin  Allah’ı  arayan ve  onun  ekseninde  şekillenen  bir  cevher  olduğunu,  insanın  zaten  şerir ve  günahkar olmadığının altını çizmektedir.  İnsanın  zaten  şer ve  kötü  olduğu ve  günahkar  olarak  bu  dünyaya  ayak  bastığına dair  yaklaşım    Kur’an açısından  makbul  değildir. Kur’an   insanı  Allah’ın  en  iyi  mahluku  olarak    tanımlamaktadır.  İnsanın  yaratılışı  tamamlandıktan  sonra Allah kendisini  ey  iyi  yaratıcı  olarak  tanımlamakta ve  tabiri  caiz se  kendine  alkış  tutmakta.  Bundan da  insanın  en    güzel ve  mükemmel  mahluk  olduğu  anlaşılmaktadır.


Kur’an  insan  olmaları  hakikatı  açısından  kadın  ve  erkeği  eşit ve  yeksan  görmektedir.  İnsaniyetin  dişilik veya  erkeklikle    bir  irtibatı  bulunamamaktadır.  İkisi de  bir   hedef  için  yaratılmıştır.  Her  kes   için  tekamul ortamı  mevcut  bulunmaktadır.  Hava  önce  aldandı ve   onun  tahrikiyle   insanlığın  babası  Adem de  aldandı  şeklindeki  yaklaşım Kur’an açısından  makbul  değil ve  reddedilmektedir. Kur’an aldatmadan   şeytanı   sorumlu  bilmektedir. Yani  kadın  insanı  aldatma  ve  baştan  çıkarmanın  amili  değildir. “Şeytan  onları  ordan  kaydırıp,  bulundukları  yerden  çıkardı.”